AVRUPA'DA KÜRT SANATÇIMIZ DOĞAN DOĞAN, GEÇMİŞE BİR BAKIŞ

AVRUPA'DA KÜRT SANAÇIMIZ DOĞAN DOĞAN, GEÇMİŞE BİR BAKIŞ...

1978 Erzurum (tatos) şimdiki adı Tekman’da dünyaya geldim.

Baba tarafının Amed’den çok uzun zaman önce geldiğini büyüklerimizden öğrendik.

Dededelerim tatos’ta iki köy sahibi ve halen daha o köylerde ikamet etmekte olan ailem var.

Avrupa’ya geliş sebebim asla para, pul yada menfi duygular değil. Çok küçük yaşlarda çevremde bir çok güzel insanın çeşitli sebeplerden zulme ve hapse atıldığını duyuyordum.

Köyde bir gün annemle yalnız başımıza iken askerler baskın yaptı ve ben daha küçüktüm anneme sizin köye hevaller gelmiş diye 9 yaşımda olmama rağmen beni alıp karakola götürdüler. Cengiz adında ki bir asker kollarımda sigara söndürdü.

Bana yapılan buysa büyük büyük adamlara neler yapmışlardır. O dönemlerde çocuk olmama rağmen kalbim bu zulmü kabul etmiyordu. 

Ama sonuçta hayat her şeye ve herkese rağmen hala devam ediyordu. Sonra çocuk yaşlarda çayırlara ırgatlar gelirdi hep beraber dengbeji şarkılar söylerlerdi ve ben onları izlemekten kendimden geçerdim.

Hatta bir ara rahmetli dedelerim zamanında köyümüze Avdale zeynike gelmiş ve onun hikayesini dinlediğimizde içimiz bir hoş olurdu. Benim böylece çocuk yaşta müzikle tanışmam böyle oldu.

Kırık bir bağlamam vardı dağlara taşlara şarkı söylerdim. Daha sonra herkesin bildiği gibi devletin baskısını daha çok hissetmeye başladık. Sebepsiz yere köyümüze yapılan baskınlar ve daha çeşitli zulümler sebebiyle çok küçük yaşta Avrupa hayalini kurmaya başladım.

Ve kaçak yollarla tek başına Avrupa ya yola çıktım. Tabi bu süreç beni çok yıprattı. Yapılan bu zülümler her alanda çok zoruma gidiyordu. Ailemden ayrılmak memleketimden toprağımdan ayrılmak çok zor. 

Avrupa’ya geldiğimde çok küçüktüm 15 yada 16 yaşlarındaydım. Gelir gelmez ailem ve memleketim hep gözlerimin önündeydi, kendimi müzikle tedavi ediyordum. Daha sonraları bir çok yerde çalıştım. Ve kendime bir söz verdim bu gurbette güçlü olacağım ve kimseye haksızlık etmeden hem çalışıp hemde benim bir parçam olan Kürt müziğini ve Kürt sorununu bir şekilde dünyaya duyuracağım dedim.

Bu yolda emin adımlarla ilerlerken toplam 100 e yakın söz ve müziği bana ait olan eserlerim var. Her birini kendi çoçuğum gibi seviyorum. Bu kısacık zorlu hayatımda 2 albüm ve 3 singıl yaptım.6 klip ve en son çektiğimiz 16 dilde jı te hazdıkım Kürdistan adlı klibimizi yaptım. Bu süre zarfında şunu yazmadan geçemeyeceğim 2016 yılında rojava’ya ve diğer Kürdistan şehirlerine yapılan zulümlerden dolayı o dönemde rojava adlı bir şarkı yaptım ve hemen klibini çektim.

Türk devleti bu yüzden bana Türkiye ye giriş yasağı koydu. Olsun ben zulmün karşısındayım her ne olursa olsun. Eğer zulüm bizdense ben bizden değilim. Hayat felsefem bu dur. Gençlere tavsiyem her zaman istikrarlı ve adaletli olsunlar. Savaşsız bir dünya da yaşamayı diliyorum.

Müzik tarzım şarkılarımdan da anlaşılacağı gibi pop fantezi müzik. Şuanda devam etmekte olan çok sayıda müzik projesi var ve çeşitli tv program ve radyo, sinema stüdyo inşaat halinde olanlarla beraber çok büyük projelerimiz devam ediyor. Müzik evrenseldir.

Aşk, sevgi ve müzikten ayrılmamasını diliyorum insanlara. İdolüm ise Michael jackson’dur. Herkese saygılarımı ve sevgilerimi sunuyorum. Barış ve kardeşlik içinde kalın.

Haber Bülteni Tahir Kavri

Bu haberi beğendiniz mi? Bültenimize katılarak haberdar olun!

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapmış olmanız gerekir.

Yazar Hakkında

Türkiye Ve Avrupa, Ulusalcı Gazete / Yazarı